ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
3,5118
EURO
3,9936
IMKB
62.336
ALTIN
141,066
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Aydın20/40 ºC
Ankara15/33 ºC
İstanbul22/32 ºC
İzmir22/37 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dünya Tüketiciler Günü
13 Mart 2009 / 16:43
15 Mart Dünya Tüketiciler Günü Dolayısıyla Aydın Tüketiciler Derneği Bir Basın Açıklaması yayınladı.

Tüketici Hakları Derneği Aydın Şube Başkanı Ümit Kutbay,15 Mart Dünya Tüketiciler Günü nedniyle bir basın açıklaması yaptı.

Tarihsel süreç içerisinde gönüllü ve bağımsız tüketici örgütlerinin mücadelesi sonucunda devletlerin ve firmaların aldığı önlemler ile devletlerin kendiliğinden aldığı önlemler ve Uluslararası Tüketiciler Örgütü'nün önerisi ile Nisan 1985 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda oybirliği ile kabul edilen tüketicilerin korunması ilkeleri gereğince devletin aldığı yasal, idari, teknik, sosyal, ticari ve ekonomik önlem ve düzenlemelerden kaynaklanan haklar, TÜKETİCİ HAKLARINI oluşturmuş, 15 Mart tarihi, Birleşmiş Milletler tarafından "Dünya Tüketici Günü" olarak ilan edilmiştir.

Ülkemizde ise 1991 yılında kurulan Tüketici Hakları Derneği ve diğer tüketici derneklerinin çalışmaları neticesinde, 1995 yılında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun yasalaşmış, 2003 yılında yeni düzenlemelerle bu  son halini almıştır.

Ülkemiz için daha çok yeni, çok genç olan Tüketici Hakları kavramı çalışmalarımızla anlamını kazanmaya, tüketiciler bilinçlendikçe hakkını aramaya, firmalar daha iyi daha kaliteli ürün sunmak için kendilerini geliştirmeye, idari kurun ve kuruluşlar ise daha sıkı denetimler getirmeye başlamıştır.

Ülkemizin de içinde bulunduğu, adına serbest piyasa ya da tüketim toplumu denilen, ancak birkaç yüz tane uluslar arası tekelin hakim olduğu bir ekonomik sistemde yaşıyoruz.

Böylesi bir ekonomik sistemde tüketiciler tek tek zayıf durumdadır. Çünkü, piyasaların belirleyici ve yönlendirici gücü piyasaya hakim durumda bulunan tekellerin, kartellerin elindedir. Her çeşit kitle iletişim aracından oluşan medya gücünü de elinde bulunduran bu güçler ürettikleri mal ve hizmetlerin reklamlarını kendi çıkarları doğrultusunda yaparak, yaptırarak piyasayı ve tüketicileri istedikleri gibi yönlendirmektedirler.

Tüketim, gereksinimlere göre değil, imaj yaratmaya ve gösterişe göre şekillendirilmiştir. İmaj ve gösteriş zorunlu gereksinim olarak, sosyal kimlik tüketimin bir fonksiyonu olarak algılattırılmaktadır. Bu anlayış doğrultusunda tüketicilerde bir bilinç bulanıklığı yaratılmaktadır.

Yerli üretim, yerli alışkanlıklar ve gelenekler baltalanarak, uluslar arası küresel tekellerin markalarına bağımlılık oluşturulmaktadır. Markalar yüceltilmekte, putlaştırılmakta, ürünler tüketiciler için birer dünyevi ikonlar haline getirilmektedir.

Görkemli mağazalar, alışveriş merkezleri tüketim mabetleri biçiminde topluma sunulmaktadır. “Göstererek tüket, hemen tüket, daha fazla tüket” anlayışı oluşturularak tüketiciler ve toplumlar daha çok ve gereksiz tüketime, savurganlığa yönlendirilmektedir.

Tüketiciler, ürünleri ve markaları satın alıp tüketirken bunların ekonomik, teknolojik, işlevsel yararlarından daha çok, taşıdıkları ve aktarabildikleri sembolik anlamlara yönlendirilmektedir.

Piyasada on binlerce mal ve hizmet üretilmekte ve pazarlanmaktadır. Piyasadaki bu karmaşık, aldatıcı, yanıltıcı, yönlendirici üretim, dağıtım ve pazarlama uygulamaları karşısında, tüketicilere sunulan bu kadar çeşitli mal ve hizmetin özelliği, riski, tehlikesi ve fiyat oluşumu hakkında tüketicilerin tek başlarına yeterli ve doğru bilgi sahibi olmalarına olanak yoktur. Bununla birlikte, tüketicilerin haksızlığa uğradığında tek başlarına haklarını arayabilmesi, piyasanın hâkim güçlerine karşı tek tek bireysel mücadele ederek güçlü bir tepki göstermesi ve başarılı olması olanaklı değildir.

Tekellerin egemenliğindeki piyasanın ve tüketim toplumunun tuzaklarından kurtulabilmenin en önemli yolu tüketicilerin örgütlenerek güçlü ve bağımsız bir tüketici hareketi oluşturmasından geçer.

Bununla birlikte, tüketiciler yasal haklarını öğrenmek, kullanmak zorundadır. Bu, zor bir şey değildir. Önemli olan tüketicilerin istekli olmasıdır. Çünkü, haklarımızı kullanabilirsek ve haklarımıza sahip çıkarsak haklarımıza saygılı olunmasını ve uygulanmasını sağlayabiliriz. Kaliteli yerli malı satın alarak paramızın ülkemizde kalmasını sağlayıp yerli üretimi geliştirmek diğer bir kurtuluş yoludur.

Tüm tüketim eylemlerimizde sağlığımızı ve güvenliğimizi; aile ve ülke yararını, çıkarlarını göz önüne alarak tutum ve davranış sergilemek, tuzaklardan kurtulabilmenin önemli bir yoludur.

Bu vesileyle TÜM TÜKETİCİLERİN 15 MART TÜKETİCİLER GÜNÜNÜ KUTLUYOR, “BİLİNÇLİ TÜKETİCİ ÖRGÜTLÜ TÜKETİCİDİR” SÖZÜYLE, TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİNDE ÖRGÜTLENMEYE DERNEĞİMİZE ÜYE OLMAYA DAVET EDİYORUM.

 

DİĞER HABERLER