ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
3,5032
EURO
3,9191
IMKB
62.336
ALTIN
139,791
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Aydın19/38 ºC
Ankara17/32 ºC
İstanbul19/30 ºC
İzmir20/35 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BAYKAL : TÜRKİYE'DE YOLSUZLUKLAR ÇAĞ ATLADI, PATLADI.
20 Mart 2009 / 20:51
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ülkede en büyük sorununun işsizlik ve yolsuzluk olduğunu belirterek, ''Türkiye'de bir yandan açlık, bir yandan yoksulluk var, fabrikaların kapanması, üretimin düşmesi var. Bunlar Türkiye'nin gerçeği değil mi? '' dedi.
Baykal, 29 Mart seçimleri çalışmaları kapsamında Kırklareli'nden sonra helikopterle geldiği Edirne'de, halka hitap etti.

Türkiye'de, Eylül 2008 tarihinden bu tarafa yaşanan ekonomik krizden dolayı fabrikaların kapanmasıyla yaklaşık 1,5 milyon insanın işsiz kaldığını ifade eden Baykal, son işsiz kalanlarla birlikte işsiz sayısının 5 milyonu geçtiğini, başta çiftçiler olmak üzere, esnaf, emekli, memur ve çalışanların zor durumda olduğunu belirtti.

Dünyada yaşanan global krizin bağıra bağıra geldiğini, CHP olarak iktidarı bu konuda 2008 yılında uyardıklarını anlatan Baykal, ancak tüm bu uyarılara rağmen önlem alınmadığını iddia etti.

Başbakan Erdoğan'ın krizin olmadığını, teğet geçtiğini sürekli her gittiği yerde vurguladığını ifade eden Baykal, şöyle konuştu:

''Bir çiftçimiz (başbakan kriz teğet geçti) diyor. (Kriz teğet geçmedi 5'li dirgen bağrımızdan çıktı, böğrümüzden geçti) diyor. Sevgili Edirneliler, binlerce insan işsiz, binlerce insan borcunu ödeyemiyor. İş yerleri kapanmış, tekstilde, otomotivde, sanayide her alanda çalışan insanlar işten çıkartılmış, fabrikalar kapanmış. Bunlar kriz değil mi? Bunlar kriz değil de ne? Bunlar başarının madalyası mı? İnsanlar onun için mi mağdur, onun için mi borçlarını ödeyemiyorlar, onun için mi intihar ediyorlar, cinnet geçiriyorlar, çocuklarını vuruyorlar. Niye oluyor bütün bunlar?''


-ÜÇ ÖNERİ -


Türkiye'nin durumunun ortada olduğunu vurgulayan Baykal, önerilerini şöyle sıraladı:

''Türkiye'de çalışan insanların üzerinden alınan stopaj yükünü kaldırmak lazım. Bu kadar yüksek stopaj nedeniyle fabrika yükseltmek, istihdam yaratmak, işçi çalıştırmak olağanüstü güçtür. Dünyanın ve Avrupa'nın hiç bir ülkesinde bu kadar yüksek stopaj uygulaması yoktur. Bunun makul seviyeye indirilmesi lazım. Bunun derhal uygulanması lazım. Bu öneriyi Edirne'den bir kez daha yineliyorum.

Kredi kartları borçlarına bir çare bulmak lazım. Yüzde 5'in üzerinde aylık temerrüt faizi alınıyor. Çok yüksek faiz. Bununla borçlar ödenmez. Mevduat faizi yüzde 15 ve altında. Normal faiz yüzde 24 civarında. Yüzde 65-75 dolayında kredi kartlarından dolayı faiz alınıyor. Olmaz. Doğru değil. O faizle borçlar ödenmez. Bırak bankalar yüzde 500 kazanmasın, banka yüzde 60 kazansın canım. Borçlar yeniden yapılandırılmalı.

Krizde çiftçiye tedbir yok. Çiftçi elektriğini sanayiciden pahalı kullanıyor sevgili Edirneliler. Bu yanlış, olmaz. Çiftçiye destek projesi, borçluya yeniden yapılandırma projesi, çalışanın üzerinden alınan vergiye son. Bakın bu önerilerim gündemdedir. Edirne'den bir kez daha hatırlatıyorum. İnşallah bunların akılları ampul yandığı zaman gelecek. Eğer ampul sönmüş ise, Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiği zaman bunları yapacak.''


-NENENİZİ VE DEDENİZİ DE ALIN SANDIĞA GİDİN-


CHP Lideri Deniz Baykal, seçime az bir zaman kala vatandaşın önüne binbir çeşit engel çıkartıldığını iddia etti.

29 Mart Mahalli Genel seçimlerinde nüfus cüzdanlarında vatandaşlık numarası yazılı değilse vatandaşlara oy kullandırılmayacağını vurgulayan Baykal, şöyle konuştu:

''Nüfus cüzdanlarınızda vatandaşlık numarası yazılı değilse, hemen gidin vatandaşlık numaranızı yazdırın. Ailenize, konu komşunuzunkini de yazdırın. Çünkü, sandıkta sorun çıkacak, kimlik numarası yok diye... Bir iktidar doğru dürüst ülkesini seçime götüremiyor. Adam, yıllardır o sandıkta oy kullanıyor. 2007'de oy kullanmış. Şimdi de oy kullanacağım diye gidiyor. Kütükte adı var mı var. Nüfus cüzdanı var mı var. O kişiyi bütün alem tanıyor mu tanıyor. Ama sen nüfus cüzdanında kimlik numarası yok diye oy kullandırmıyorsun. Binbir engel koyuyorlar vatandaşın önüne. Ne olur bu tuzaklara düşmeyin. Gidin mutlaka kontrollerinizi yapın. Pazar sabahı ailenizi kaldırın, babanızı, ananınızı da alın. Bilhassa ananızı da alın hep beraber sandığa gidin. Sakın ha ihmal etmeyin. Babanızı, ama mutlaka ananızı, varsa nenenizi, dedenizi de alın sandığa gidin. Ananıza da deyin ki; (Seni çok merak eden biri varmış. Sandığa git de kendini ona bir göster bakayım) O anaları sandığa istiyorum tamam mı?''


-YOLSUZLUKLAR-


Baykal, kredi kartı borcunu ödeyemeyen adamın Başbakan tarafından dürüst olmamakla suçlandığını belirterek, şöyle dedi:

''Başbakana sormak lazım. Sayın başbakan sen hiç işsiz kalmanın ne demek olduğunu yaşadın mı, bilir misin? Akşam evine ekmek götürememenin ne demek olduğunu sen bilir misin? Çocuğunun iki lira öğretmen istiyor dediğinde cebinde ona verecek 2 liranın olmamasının ne demek olduğunu sen bilir misin, anlar mısın? Kim dürüst değilmiş, fabrikadan atılan, borcunu ödeyemeyen, çırpınan insan dürüst değilmiş. Senin damadına devletin iki bankasından 750 milyon dolar kredi verilerek uygun koşulda verilerek kendi reklamını yapmak için aldırdığın, sabah gazetesi, ATV ile bu paranın verilmesi dürüstlük mü?''

Türkiye'de bir yandan açlık, bir yandan da yolsuzluk olduğunu iddia eden Baykal, ''Türkiye'de açlık, bir yandan yoksulluk var, fabrikaların kapanması, üretimin düşmesi var. Bunlar Türkiye'nin gerçeği değil mi? Ama, bir yandan da yolsuzluk var, haksızlıklar var. Türkiye'de yolsuzluklar çağ atladı, patladı. Yolsuzluğun tabiatı değişti. Eskiden kişisel, ferdi yolsuzluklar yapılırdı. Şimdi yolsuzluklar gizli, kapaklı, mahcup utanarak yapılmıyor. Yolsuzluk kolektif, teşkilatlı yapılıyor. Organize işler.. Yolsuzluk el birliği ile yapılıyor. 40-50 kişi bir araya geliyor. Türkiye'de artık yolsuzluk teşkilatlı, mevzuatla, devlet himayesi ile yapılıyor.''

Baykal, daha sonra 29 Mart seçimlerinde partisinden aday olan belediye başkan adaylarını tanıttı. Partili belediye başkan adaylarına destek istedi.
gerçek bu değilmi
öz aydınlı
soruyorum özlem hanıma seçilirse millet vekilliğini bırakacakmı bu soruyu ona gezerkende sordum kaç kere bir gram cevap vermedi ben vereyim cevabı millet vekilliğini bırakmıyacak burda meclis üyesine bırakıp ankaraya gidecek inanmayan bu günü yazsın bir yere artı özlem hanımın beyi bu yeni yapacakları yatırım için kredi için mehmet erdemin yanına niye gidip duruyor telefon ediyor cevaplasın lütfen mümkünse sayın aydınlılar işte gerçek bu yalan sa yalan diye bağırsın özlem hanım göreyim.....
28 Mart 2009 Cumartesi 12:19
DİĞER HABERLER