ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
3,5533
EURO
4,1312
IMKB
62.336
ALTIN
143,369
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Aydın19/38 ºC
Ankara19/36 ºC
İstanbul23/33 ºC
İzmir21/37 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bahçeli:Türk siyasetinde son yıllarda çok büyük bir kirlenme çürüme var
20 Mart 2009 / 20:57
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın, ''Deniz Baykal ile kendisinin ruh ikizi olduğunu'' söylediğini belirterek, ''Bu milletin evlatlarının iradesiyle ve dünya görüşüne dayalı olarak kurmuş olduğu siyasi partilerin bütün genel başkanlarıy
Bursa Fomara Meydanı'nda partisince düzenlenen mitingde halka hitap eden Bahçeli, Türk milletinin bu seçimi önemsemesinde büyük yarar olduğunu belirterek, bir meşruiyet sorunu yaşamamak için herkesin seçimlere ilgi göstermesini ve sandığa koşmasını istedi.

Bahçeli, Türk siyasetinde son yıllarda çok büyük bir kirlenme, çürüme görüldüğünü ifade ederek, şöyle devam etti:

''Özellikle sayın Başbakan'ın geçmişte benzer davranışları olmasına rağmen bu kadar yoğun şekilde siyaseti kirleten, siyasi üslubu çirkinleten ve siyasette argoya ağırlık vererek, 'lan'lı, 'be'li konuşmalarla dün çiftçiyi azarlarken, daha sonra memuru hor görürken şimdi de siyasi partilere karşı haksızca, adaletsizce yalana dayalı, saldırıya dayalı hakaretlerde ve aşağılamalarda bulunmaktadır. Bu Başbakan'a yakışmayan bir davranıştır. Bu hiçbir siyasi partinin genel başkanına yakışmayan bir davranış olmalıdır.''

Siyasi kültürü geliştirmek, zenginleştirmek, daha seviyeli bir siyasi hayatı gerçekleştirebilmenin, başta Başbakan olmak üzere bütün siyasi partilerin genel başkanlarına düşen bir görev olması gerektiğine değinen Bahçeli, ''Ama son günlerde Türkiye'de bir tahteravalli siyaseti yapılmış, bir tarafta AKP bir tarafta CHP sürekli bir gerilim stratejisi içinde Türkiye'de cepheleşmeye, kamplaşmalara, bölünmelere zemin hazırlayan davranışları ortaya koyarken, karşılıklı bir suçlama hakaret ve buna benzer davranışlarla bir polemik yaratılmak istenmektedir'' dedi.


-''SON PADİŞAH OLARAK ŞEHRE GİRİYOR''-


Bahçeli, bu süreçte Başbakan Erdoğan'ı yakından takip ettiklerini dile getirerek, şunları söyledi:

''Önce devletin uçaklarıyla havalanıyor, yetmediği yerde helikopteri kullanıyor, sonra Başbakanlığın makam arabaları dizi dizi diziliyor. Arkasından Başbakanlığın otobüsüne geçiliyor, şehrin içerisine Ortadoğu'nun eş başkanı edasıyla, 'Gazze fatihi' olarak, son zamanlarda da dalkavukların ürettiği fakat kendisinin kayıtsız kaldığı bir söylemle son padişah olarak şehre giriyor. Şehirde ise bir başka Başbakanlık kurumu var. Amacı, görevi evsiz-barksız insanlarımıza daha kaliteli konut yapmak. Çarpık şehirleşmeyi bertaraf ederek kentsel dönüşümü gerçekleştirmek amacıyla kurulmuş olan TOKİ, ev yapmak yerine kürsü kurmakla görevlendirilmiş ve sanal açılışlar bahane edilerek sayın Başbakan'ı takip ediyor ve onun seçim hazırlıklarını gerçekleştirmeye çalışıyor. Sayın Başbakan böyle bir kurumu istismarla meydana geliyor, kırmızı halı üzerinde bir bu tarafa gidiyor, bir bu tarafa gidiyor. Eğer sol tarafa doğru gitmişse CHP'ye vuruyor. Sağ tarafa gitmişse MHP'ye saldırıyor. Sonra da dönüyor, 'Bana hakaret ediliyor' diyor, 'Beni haksız yere suçluyor' diyor, sonra da tazminat davalarıyla kendisini masum hale getirmeye çalışıyor.''

Bu davranışların, Türk siyasetinde siyasi partiler arasında bir gerginliğe sebep olabileceğini dile getiren Bahçeli, Başbakan'ın bir teknik hata içinde bulunduğunu, millet iradesini ikiye böldüğünü, seçmenler arasında keskin bir çizgi çizdiğini öne sürdü.

Bahçeli, AK Parti'nin kendisine oy verenleri dostlar ve canlar, karşısında başka partileri tercih edenleri ise hasımlar olarak gördüğünü ileri sürerek, ''Bunlar arasında, hasım gördükleri unsurlar esnafsa, iş adamıysa vergi yoluyla, memur ise sürgün tehdidiyle, başka türlü işlerle meşgul oluyorsa onlara karşı da bazı kısıtlamalar getirerek kendi taraftarlarını himaye etmeye çalışıyor'' dedi.

-''TÜRKİYE'Yİ DİLİM DİLİM BÖLMEYE ÇALIŞIYOR''-


Başbakan Erdoğan'ın bununla da yetinmeyerek, Türkiye'yi etnik unsurda bölünmeye, inanç temelinde ayrışmaya, mezhep temelinde dışlamaya, devlet ve anayasal kurumlar arasında kutuplara ayırmaya, gerginlik yaratmaya vesile olan davranışlarda bulunduğunu iddia eden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Her gittiği yerde sayın Başbakan 36 etnik gruptan bahsediyor. Üşenmeden de teker teker sayıyor. Neyi sayıyor. Hollandalı, bölücülüğü körükleyen bir uzmanın bir kitabındaki bir sayfadan almış olduğu 36 etnik unsuru ezberlemiş sayıyor ve Türkiye'yi dilim dilim bölmeye çalışıyor, farkında veya farkında olmadan... Şimdi ne oluyor sayın Başbakan'a? Kim sana bu hakkı veriyor? Buradan ne yarar umacaksın? Türkiye'yi 36'ya bölerek ne yapmak istiyorsun?. Böyle bir konuyla alakalı olarak bu kadar yoğunlaşmanın ve bu kadar tahrikçi, kışkırtmacı, kaşıyıcı olmanın kime ne faydası var?''

''(Biz milli görüş gömleğini çıkardık) diyorlar'' diyen Bahçeli, ''Peki gömlek yerine ne giydiniz? Bir tişört giymiş. Önünde AB yazıyor, arkasında ABD yazıyor. Sonra da her şeyin kendisinden başladığını iddia ediyor'' görüşünü dile getirdi.


-''BURADA BİR ALACA KARANLIK VAR,''-


Bahçeli, 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından AK Parti'nin tek başına iktidar olduğunu anımsatarak, şöyle konuştu:

''Ama, AKP'nin genel başkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan bey, milletvekili olma yeterliliğinde bulunamadığı için milletvekili seçilememiştir. Dolayısıyla şimdiki Cumhurbaşkanı partinin etkili bir şahsiyeti olarak, onun başkanlığında 18 Kasım 2002 tarihinde 58. hükümet kurulmuştur. Bu hükümet 116 gün yaşamıştır. Sonra Siirt'ten sayın Başbakan, milletvekili seçilmiştir ve 14 Mart 2003 tarihinde Başbakan olarak 59. hükümeti kurmuştur. Şimdiyse 60. hükümetin Başbakanıdır. Fakat burada bir alaca karanlık var, aziz Bursalılar. Bu alaca karanlığı iyi seçmeliyiz. Burada ne oldu? Milletvekili seçilme yeterliliği olmayan, bir yerde şiir okuduğu için, cezaevi hayatı olduğu olduğu için milletvekili seçilemeyen bir şahsiyet nasıl oldu da 116 gün sonra Siirt'te yapılmış olan bir milletvekilliği seçimi ile seçilmiş bir partilisini istifa ettirip, kendisi ara seçime benzer bir seçimle milletvekili seçilip, Meclis'e geldiğinde de partinin genel başkanı olması münasebetiyle tek başına iktidar olmuştur ve 59. hükümeti kurmuştur.''

Başbakan Erdoğan'a seslenen Bahçeli, şöyle devam etti:

''Şimdi diyoruz ki; sayın Başbakan hangi karanlık odalarda hangi karanlık ilişkilerle, yasal olmayan bir durumu yasal hale dönüştürerek milletvekili seçilip Başbakan oldun? Gel burada anlat diyoruz. Anlatamıyor. Ama kalkıyor, MHP'yi suçluyor. 'Eğer bildiğin varsa açıkla, açıklamazsan namert ol' diyor. Ben de diyorum ki; sayın Başbakan gel açıkla, sen doğruyu söyle ben namert olayım diyorum. Ama yapamıyor. Ama cenabı Allah bir gün nasip eder, milletim teveccüh gösterirse bunun hesabını, 116 günün her gününü ayrı ayrı sormazsam namerdim diyorum.''


-''10 KOYUN GÜDEMEMİŞ OLABİLİRİZ, AMA...''


Bahçeli, Başbakan'ın ''Muhalefet partilerinin liderleri Ankara'da 10 koyun güdemez'' dediğini belirterek, şöyle konuştu:

''Ne demekse? Kendisi acaba bu Türkiye'de kaç koyun güdüyor. Böyle ucu açık, nereye gittiği belli olmayan kavramlarla neyi izah etmeye çalışıyorsun? Neyi izah ederken, kendine kibir yüklüyorsun, başkalarını aşağılıyorsun. Aşağıladığın insanlar kim? Şimdi sayın Başbakan'a söylüyorum; Ankara'da AKP iktidarı döneminde ve belediyeler aracılığıyla talan, vurgun ve yolsuzlukla gasbedilmiş olan hazine arazilerini göz önüne aldığın vakit bizim koyun güdecek yerimiz olmaz zaten. Onun için buradan buradan sesleniyorum; sayın Başbakan 10 koyunu güdememek yerine başkalarına güdülmeyi MHP olarak tercih edemeyiz, onu bir siyasi ahlaksızlık kabul ederiz. Bu çok açık nettir. 10 koyun güdememiş olabiliriz, ama hiçbir unsur, hiçbir ülke, hiçbir küresel güç bizi gütmeye yeltenemez.''


-''RUH İKİZİ''-


Başkakan Erdoğan'ın, ''Deniz Baykal ile kendisinin ruh ikizi olduğunu'' söylediğini ifade eden Bahçeli, ''Bunu anlamak çok zor. Ne demek acaba ruh ikizi?'' dedi.

Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın bir yerden duyup, televizyonda bir programdan esinlenip bunlara itibar ettiğini anlatarak, şunları kaydetti:

''Ne demek bu ruh ikizi? Onun için söylüyorum sayın Başbakan; bu milletin evlatlarının iradesiyle ve dünya görüşüne dayalı olarak kurmuş olduğu siyasi partilerin bütün genel başkanlarıyla MHP olarak ruh ikizi olmayı George W. Bush'un ruh ikizi olmaya tercih ederiz. Bu sebepten dolayı sayın Başbakan, artık konuşmalarınıza son 8 gün içinde dikkat ediniz. Bunlar böyle devam ettikten sonra seçim biter, ama bunlar siyasi hayatta kara lekeler olarak kalır ve Türkiye'nin gündeminde sürekli kışkırtılan, kaşınan lekeler olarak sosyal, siyasal hayatımızı önemli ölçüde tahrip eder. Onun için bu gibi konuşmalardan artık vazgeçmenin zamanının geldiğini bilmelisin, hatırlamalısın... Bu tür konuşmalar AKP'ye, size yakışmıyor. Sağdan soldan dalkavukların sözüyle hareket ederek veya böyle bir psikolojiyle devam etmeniz doğru değildir diye sizi uyarmaları lazım. Ama bu uyarıları yapmış olsalar dahi ben inanıyorum ki, sayın Başbakan bu sözlere dikkat etmeyecek yine bildiğini okumaya çalışacak.''

TÜRK SİYASETİ
TENAY
EVET SAYIN AYDINLILAR TÜRK SİYASETİ YOZLAŞMIŞ VE ÇÜRÜMEYE MAHKUM OLMUŞ DURUMDADIR BUNUN SEBEBİ DE AKP HÜKÜMETİDİR BUNLARIN YAPTIKLARIDIR KENDİ YANDAŞLARI VE ÇEVRESİNDEKİ YALAKA GURUP TARAFINDAN BU GÜNLERE GETİRİLİP KÖTÜ DURUMA DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR HEPİMİZ BU TÜRKİYEDE YAŞAYAN TÜRKLERİZ AMA BU ÇÜRÜMÜŞ SİYASET VE VURGUN ANLAŞMALARI VE TÜRKİYEYİ BÖLME PLANLARI HEP AKP DEN ÇIKMAKTADIR YANDAŞLARINA KAZANÇ VE MEVKİ KAZANDIRMIŞLARDIR AMA HALKI 70 SENT E MAHKUM ETMİŞLERDİR DUR DİYELİM BU İNSANLARA HALKIM....
24 Mart 2009 Salı 12:06
DİĞER HABERLER