ARŞİV
PİYASALAR
DOLAR
3,5801
EURO
4,0019
IMKB
62.336
ALTIN
145,781
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
LİNK BANKASI
GAZETELER

HAVA DURUMU
Aydın14/24 ºC
Ankara10/20 ºC
İstanbul15/21 ºC
İzmir15/25 ºC
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğan: Kültür ve sanatı küçümseyenler kaybetmeye mahkumdur...
09 Şubat 2017 / 14:56
TÜRKİYE'NİN 14 YILLIK DÖNÜŞÜMÜNÜN EN ZAYIF HALKASININ KÜLTÜR VE EĞİTİM OLDUĞUNU SÖYLEYEN CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN "KÜLTÜR VE SANATI KÜÇÜMSEYEN TOPLUMLAR KAYBETMEYE MAHKUMDUR" DEDİ.

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ,Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni'ne katıldı. Ödül alan isimleri Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı.    Musiki dalında Nesrin Sipahi, tiyatro dalında  Kenan Işık, edebiyat  dalında Mehmet Doğan, şiir ve çeviri dalında Cahit Koytak, kurum olarak ise İslam  Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini  almaya hak kazandı.

Tiyatro ödülü verilen Kenan Işık'la ilgili de konuşan Erdoğan şunları söyledi:  "Tiyatro dalında, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle tedavisi devam eden Kenan Işık beyfendiye ödül verildi. Kendimi biraz da suçlu hissediyorum, kendisini ziyaret edemediğimden dolayı. İnşallah kendisini evinde ziyaret edeceğim.Halen tedavisi devam eden Kenan Işık ülkemizin tiyatro alanında yetiştirdiği dünya çapında isimlerden. Sanatçımız kazandığı ödüllerle başarısının tesadüf olmadığını göstermiştir. En büyük temennimiz usta sanatçımızın yeniden ekranlara ve sahnelere dönmesidir. Eşi Beril Hanım kendisiyle müşfik bir eş olarak ilgilenmesi tanımlanabilecek bir şey değil"   Sağlık nedenleriyle törene katılamayan Kenan Işık'ın yerine ödülünü  eşi Beril Işık aldı.

4 yılın en zayf halkalarının kültür ve eğitim olduğunu belirten Erdoğan,  "Ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı dönüşümün en zayıf halkalarını eğitim ve kültür oluşturuyor. Bu konuda fevkalade müteessirim. Özel önem ve öncelik vererek hem eksiklerimizi tamamlamak hem de büyük adımlar atarak eksiğimizi gidermeliyiz. Bu bir özeleştiridir"  ifadesini kullandı. 

Kültür ve sanatı küçümseyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur" diyen Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle: 

 

Türkiye'nin her alanda yeni değerler yetiştirmesinin ancak var olan değerlerine sahip çıkmasıyla mümkün olduğuna inanıyorum. Ehli hünerin kadrini bilmek de büyük bir hünerdir anlayışıyla ödül törenlerine katılmaya dikkat ediyorum. Bizim kültürümüzde, kültür ve sanat beşerin yaradıcının her eserinde müşahade ettiği güzellikleri ortaya koymasının vasıtasıdır. Bilgiyi hikmetle taçlandırıp, irfana ulaştırmadıkça hiçbir şeyi yerli yerine oturtamayız. Sanatla, bilimle, kültürle insanların penceresinde açılan pencereler geçmişten geleceğe bir bağ kurar. Bize düşen bu ortak mirasa en büyük katkıyı yapmaktır. Ecdadımız bunu yapmış. İnsanlığın sahip olduğu birikimin temeline baktığımızda hep ecdadımızı görürüz.

Unutmamalıyız ki kültür ve sanatı küçümseyen toplumlar kaybetmeye mahkumdur. Batı medeniyetleri kültür ve sanat üretimindeki rolüyle dünyayı yönlendirmektedir. Teknolojiyi üreten, bunun vasıtasıyla kültür ve sanata da hakim olur. Gençlerimizin okudukları kitaplara, giydikleri kıyafetlere kadar bunların izini görmek mümkündür. Medeniyetimizin ışığını yükselteceksek üretmekten, eser ortaya koymaktan geçiyor.

Medeniyet tek taraflı, tek yönlü değildir. Her alanda değer üretmezseniz, her alanda iddia ortaya koymazsanız, hedeflediğiniz gelişmeyi gösteremezsiniz. Siz geride kaldığınızda önünüzde birileri daima var demektir. İster istemez onları takip etmek zorunda kalırsınız. Kendimiz bir şey üretmedik, kendimiz örnek olmadık. Elbette istisnalar vardır ama genel görüntü budur.

Bir yandan geleneksel sanatlarımızı ihya etme, bunları daha ileriye taşıma konusunda çalışmalıyız. Bu yüzden milli seferberlik önemli diyoruz. Türkiye'nin çok ciddi bir dönüşümde olduğu süreçte bu hususları ihmal etmemeliyiz. Bu konuda seferberlik ruhuyla çalışmalıyız. Türkiye'nin her alanda çok ciddi dönüşüm sürecinde olduğu dönemde bu hususları ihmal etmemeliyiz. Şu anda batının biz ilmini alıyoruz. Bugün Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim, Osman Gazi Köprüsü varsa işte bundan dolayıdır. Şimdi bunun adımlarını atıyoruz. Ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı dönüşümün en zayıf halkalarını eğitim ve kültür oluşturuyor. Bu konuda fevkalade müteessirim. Özel önem ve öncelik vererek hem eksiklerimizi tamamlamak hem de büyük adımlar atarak eksiğimizi gidermeliyiz.

Gençlerin kültürün, sanatın, edebiyatın, bilimin her alanında çok daha aktif olmalarını beklediğimi belirtmek istiyorum. Anayasa değişikliğinde seçilme yaşını önce 30'dan 25'e, şimdi de 18'e indirdik. Şu anda dünyanın 57 ülkesinde seçme seçilme yaşı 18'dir. Benim ecdadım Fatih çağ açıp çağ kapatıyor, biz yan gelip yatacak mıyız? Biz hiçbir zaman 18 yaşı bir lüks görmüyoruz. 18 yaşında bir gencimiz de bu ülkenin değişim dönüşümünde rolünü almalıdır. 18 yaşındaki gençlerin böyle bir sorumluluğun altına giremeyeceğini iddia edenlere en güzel cevabı gençlerimiz verecektir.Bu gençleri şöyle ve ya böyle köşeye atanlara sesleniyorum; 15 Temmuz gecesi tankların altına yatan gençleri bir kenara bırakamazsınız. Hiç çekinmediler, yılmadılar; dediler ki gün bugün an bu an. Önce neslimize güveneceğiz, inanacağız ve bu gençlik bunu yapar bileceğiz.

 

 

 

 

 

 

DİĞER HABERLER